Deneme

Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2010 Perşembe

1,5 yaş duası

''Allah'ım, Bana akıl ver; fikir ver; şükür ver.''
Oğlum yeni yeni dua etmeyi öğreniyor. ''Amin'' demekle başladık önce. ''Allah'ım'' ve ''amin''. ''Allamin'' dedi minişim dilinin döndüğünce. Sonra ben söyledim o tekrarladı:
- Allah'ım
- Allamin
- Bana akıl ver.
- Akiiiii
- Fikir ver.
- Fikiiii
- Şükür ver.
- Şüküüü
- Amin
- Amin
Rabbim kabul olunan dualardan eylesin dualarımızı. Doğaçlama bir dua ettik oğlumla ancak bu kadar oldu. Buna şükür. Allah hayırlı şeylere gönlümüzü düşürüp hayırlısıyla istemeyi nasip etsin inşallah.

10 Ağustos 2010 Salı

Yine, Yeni, Yeniden

Bu gün yeni bir başlangıç
İyiye, doğruya, güzele
Su gibi berraklaşmaya
Huzura gark olmaya
Sukunete, dinginliğe
Tüm hatalarla, yanlışlarla, eksiklerle
Tazelenmeye, yeniden filizlenmeye
Tamamlanmak üzere
Bize sunulmuş yeni bir lütuf
Sonuna kadar açılmış kapılar
Hem vermek, hem almak için
Hem dağıtmak hem toplamak için
Hem yanmak hem sönmek için
Yanarken kanmak için
Dualarda çoğalmak için

25 Temmuz 2010 Pazar

Şirin Ev

Şirin Evin Bahçesinden

Yaşanılan her mekanın kendine ait bir ruhu olduğuna inanmışımdır hep. Yıllar sonra gittiğim bir köy evinde de aynı hissi yaşadım. Önceleri içinde yaşanan şirin bir köy evi iken kullanılmamaktan dolayı küskünleşmiş gibiydi. Zaman onu da eskitmiş ve bir kenara itmişti. Sahibi o evden daha yaşlı belki de. Bu güne dek nice sıkıntılar atlatmış 80 ini devirmiş bir ihtiyar hatun. Hayatın ondan hep almasına karşılık o hep vermeyi seçmiş. Herkese taşıyabileceği kadar yükleniyor bu dünyada. Kimimiz daha güçlü bu teyze gibi, kimimiz ise çok daha zayıf.
Zaman eşyayı, evi, insanı herşeyi istisnasız herşeyi eskitiyor. Zamana karşı durabilen yok malesef. Miadı dolan devre dışı kalıyor. Kurallar böyle. Gün geceyi kovalıyor, mevsimler değişiyor. Her gelen kendinden öncekini bitiriyor.
Bazı hayatlar da bu ev gibi vadesi dolmadan terkediliyor. Yalnız kalıyor, yalnızlaştırılıyor adeta. Küsüyor haliyle.
Umuttur insanı yaşatan. Küskünlerin bahanesi bulunur elbet. İşte bu hayatlar miadı dolmadan devre dışı kalıyorlar malesef. Sessizce sonu beklemek acı olsa gerek.
Yaşlanmışlar daha bir hassas oluyorlar bu konularda. Kendilerini daha bir sona yakın görüyorlar istatistiki olarak. Onları yalnız bırakmamak gerek. Arada bir uğrayıp gönül evlerini şenlendirmek onlar için kafi. Bizim için çok da zor olmayan bir kaç kelam onlar için ne kadar kıymetli olur bilemeyiz. Onları unutmayalım ki yarın bizler de aynı yerlere geldiğimizde biz de unutulmayalım inşallah.

5 Temmuz 2010 Pazartesi

DAĞINIKLIK :)

Dağınıklık insana ne kadar da sıkıntı verir değil mi? Bazen gündelik hayatımızdaki stresin temel sebebi olur, bazen bir tartışmanın gündemi...
Benim dağınıklık algım bu günlerde oldukça farklı. Uzun zamandır hayatımdaki pek çok şeyin farkılaşması gibi o da farklılaştı.

Bir dağınıklık bu kadar mı keyif verir insana. Şükür Allahım sana.
Şükür bu dağınıklığı çıkaran afacanın varlığına :)
Meğer ne dar pencerelerden bakıyormuşuz zaman zaman hayata.