Deneme

Dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Şehri Ramazan ve Doğu Afrika

Ramazan ayının ilk günü, ilk gecesi. Bir gün daha geçti ömürden. Heyecanla ve biraz da sıcaklardan dolayı tedirginlikle beklenen günlere kavuştuk sonunda. Allah bayrama eriştirsin hepimizi inşallah. Günler uzun, sıcaklar bunaltıcı. Ama dayanılıyor. Zorluğunu veren sabrını da arkasından gönderiyor.
Ramazan hayır dolu bir ay. Bin aydan daha hayırlı. Daha bir hissedilir, idrak edilir oluyor herşey. Sahurlar hazırlanıyor serin yaz gecelerinde. Sıcak bunaltıcı da olsa akşamında iftar var. Çok şükür halimize.
Tabiri caizse iftarsız oruç tutanlar Doğu Afrika'da. Biz evladımıza hangi güzel yemeği yapalım diye düşünürken onlar bir lokma ekmeğe muhtaç. Yardım bekliyorlar bizlerden. Elimizden geleni yapalım. Hem madden hem de manen inşallah.

11 Kasım 2010 Perşembe

1,5 yaş duası

''Allah'ım, Bana akıl ver; fikir ver; şükür ver.''
Oğlum yeni yeni dua etmeyi öğreniyor. ''Amin'' demekle başladık önce. ''Allah'ım'' ve ''amin''. ''Allamin'' dedi minişim dilinin döndüğünce. Sonra ben söyledim o tekrarladı:
- Allah'ım
- Allamin
- Bana akıl ver.
- Akiiiii
- Fikir ver.
- Fikiiii
- Şükür ver.
- Şüküüü
- Amin
- Amin
Rabbim kabul olunan dualardan eylesin dualarımızı. Doğaçlama bir dua ettik oğlumla ancak bu kadar oldu. Buna şükür. Allah hayırlı şeylere gönlümüzü düşürüp hayırlısıyla istemeyi nasip etsin inşallah.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Çocuğumla Her Güne Bir Dua


Dua hayatımızın bir parçası. En zor anlarımızda bize aralanan en güzel kapı. Hiç kapanmayan, her hatada tekrar ve tekrar açılan. Kendimizi rahatlatabileceğimiz çok az sığınağımızdan biri.
Geçen gün kitaplığı karıştırırken, bebeğim için önceden aldığım ama zamanı gelmediği için henüz pek kullanmadığım kitaplara bir göz attım. Ocak ayında almış olduğum bir kitap gözüme takıldı. 'Ben bunu neden hala kullanmaya başlamadım?' diye düşündüm. Hemen kullanmaya başlamak üzere ortalığa çıkardım. Ve başladım oğlumla paylaşmaya.
Kitabın adı '' Çocuğumla Her Güne Bir Dua''. Yazarı Semine ve Senai Demirci çifti. Kitapta günlük yaşantılarında karşılaştıkları olaylarla alakalı dualar var genellikle. Günlük hayatın bir parçası bu dualar dercesine. Kendi çocuklarından hareketle tüm çocuklara atfedilmiş bir kitap. Ezber kalıplardan yalın, doğaçlama dualar bana da gündelik dualar etmem konusunda fikir verici oldu.
Bu tür her güne dualar kitaplarından çok farklı olmasa da içerikteki yaşanmışlık hissi kitabı beğenmemde daha etkili oldu.
Kitabın arkasından alıntı:
''Her çocuk kabul edilmiş bir duadır.''
'' Çocuğumla Her Güne Bir Dua, kabul edilmiş en güzel duamızın dudağına kabul edilecek güzel dualar değdirmek için hazırlandı.''

Bu günün duası da şöyle :
'' Bebek seni kuşlar özlesin,
Yeni doğmuş ay gözlesin,
Annen sana ninni söylesin,
Kalbine acı hiç girmesin.
Güzel bir anne güzel bebeği için böyle dua etmiş. Biz de güzel ve kocaman bir 'Amin' diyelim.''

10 Ağustos 2010 Salı

Yine, Yeni, Yeniden

Bu gün yeni bir başlangıç
İyiye, doğruya, güzele
Su gibi berraklaşmaya
Huzura gark olmaya
Sukunete, dinginliğe
Tüm hatalarla, yanlışlarla, eksiklerle
Tazelenmeye, yeniden filizlenmeye
Tamamlanmak üzere
Bize sunulmuş yeni bir lütuf
Sonuna kadar açılmış kapılar
Hem vermek, hem almak için
Hem dağıtmak hem toplamak için
Hem yanmak hem sönmek için
Yanarken kanmak için
Dualarda çoğalmak için

29 Temmuz 2010 Perşembe

Bugün Bir İyilik Yapın Kendinize

Abant-Bolu

Bu sabah doğan gün sizin olsun. Sizin için basit ama anlamlı birşeyler yapın. Benim aklıma gelen fikir çok ama herkese uymayabilir. Bir kaç örnek yazayım aklıma gelenlerden:
-Uzun zamandır aramadığınız arkadaşınızı arayın.
-En sevdiğinize (eşiniz, bebeğiniz, aileniz, arkadaşınız vb.) güzel bir armağan verin. İçinde kendi emeğiniz olan. Güzel bir sofra hazırlayın mesela. Ya da bir kek yapıp komşunuzun kapısını çalın.
-Ufak bir kart hazırlayın samimi cümleler içeren. Aklınıza ne geliyorsa artık. Bir iyilik yapın ve bu iyiliğin mutluluğu sizinle birlikte tüm paylaştıklarınızı sarsın.
Hiçbirşey gelmiyorsa elinizden dua edin. Güzel şeyler dileyin. Hayal gücünüz yettiğince. Ve tebessüm edin herkese. Dua ve tebessüm iki büyük anahtar elimizde. Kilitli kapılarımızı açmamız için. Açalım tüm kapılarımızı ve huzur dolsun heryere.

27 Temmuz 2010 Salı

Bugünün Hediyesi


Karafillerle doldu bu akşamım. Sevgili eşimin getirmiş olduğu.Pembesi hoş karanfiller yüzümde tebessümün müsebbibi. Birlikte yenilen akşam yemeği, ardından biraz sohbet, oğlumuzla muhabbet. Şu anda da oğlum babasıyla müzik dinlemede.

''Uzun ince bir yoldayım,
Gidiyorum gündüz gece.
Bilmiyorum ne haldeyim,
Gidiyorum gündüz gece.''

Tam da yerinde denk geliyor. Kulak misafiri oluyorum. Hayat uzun ince bir yol. Bizim tasvirimiz bu uzun ince. Her zaman uzun ve ince olmayabiliyor. Kimin yolu ne kadar bunu kimse bilmiyor. Bugün benimle aynı yaşta bir MS hastasının bloguna rastladım. Pabuç sayesinde.
Üzülerek okudum satırları. İçimden ettiğim duadan başka keşke yapabileceğim birşey olsa. MS hastalığı gerçekten karmaşık ve zor bir hastalık. İnşallah en kısa zamanda bu hastalığa kesin bir tedavi yöntemi bulunur.
Sağlıklı olduğum için şükrettim sonra. Sağlıklı bir aileye sahip olduğuma. Bugünün hediyesi bu oldu bana.
Düşünmeye başladım sonra. Acaba hangimizin yolu daha uzun diye. Bilemeyiz. Emin olun bilemeyiz. Ömür denen yolun virajları kestirebilmek öyle güç ki.
Benim için önemli olan kimin daha uzun yol gittiğinden çok kimin kime yoldaş olduğu, yolun sonuna vardığımda kimin heybesinde ne olduğudur doğrusu.

15 Temmuz 2010 Perşembe

Hal Muhasebesi

Bazen sıkılırsın. Sebepsiz yere için daralır, ruhuna bir karamsarlık çöker. Nedenini bilemezsin gerçekten. Şükredecek bir yaşantıya sahipken olur bu hal bazen. Hani canını sıkacak birşey bulamazsın o kadar yani. Ama öyle hemen geçmez bu hal.
Bu anlarda dua kapısından başka gidecek kapı, sığınacak liman bulamaz olurum. Kim var gidecek. Beni benden daha iyi tanıyandan başka.
Bazen o kapıyı açmak da zor gelir insana. Gönül öyle bekler kara bulutların üzerinden gitmesini.Yağmur olup yere inmeden dağılmaz bulutlar. Yürek darda öylece bekler.Öylesine bekler. Belki de ölürcesine. Kılını kıpırdatmadan.
Bu günlerde böyle bir halet-i ruhiye içerisindeyim. Elbet geçecek. Güneş yine açacak. Umulur ki yağan yağmurdan da bir parça lezzet alabilir olsun bu yürek.